Posted by: admin
Category: TOEFL KELİMELERİ (eş anlamlı kelimeler)
Tags: AKADEMİK KELİMELER, AKADEMİK TOEFL KELİMELERİ, EŞ ANLAMLI AKADEMİK TOEFL KELİMELERİ
TOEFL KELİMELERİ (eş anlamlı kelimeler)
EN ÇOK ÇIKAN SYNONYMS KELİMELER
| Achieve=Attain: | Başarmak, Elde etmek, Yapmak, Ulaşmak, Kazanmak, Erişmek |
| Hazard=Danger: | Tehlike |
| Significant=Important: | Önemli, Mühim,Kayda değer, Etkili |
| Deliberately=Intentionally: | Kasten, Bile bile, İsteyerek |
| Put aside=Save: | Biriktirmek, Bir kenara koymak, Tasarruf yapmak |
| Get through=Finish: | Bitirmek, Tamamlamak |
| Look into=Investigate: | Araştırmak, İncelemek, Soruşturmak |
| Go down=Decrease: | Azaltmak, Azalmak, |
| Make up=Invet: | İcat etmek, Bulmak, |
| Acknowledge=Admit | Kabul edilen, Tanınan |
| Addraessing=Taking to | Adresleme |
| Allowe=Permit: | Bırakmak, İzin vermek |
| Compel=Force: | Zorlamak, Zorunda bırakmak |
| Forbidden=Ban: | Yasak, Yasaklanmış |
| Require=Necessitate: | İstemek, Gerektirmek,İhtiyacı olmak |
| Obvious=Clear: | Açık, Apaçık, Belli, Besbelli |
| Filthy=Dirty: | Pis, Kirli |
| Dull=Boring: | Sıkıntılı, Kasvetli, Can sıkıcı |
| Therefore=Hence: | Bu nedenle, Bundan dolayı, Buradan, Bu yüzden |
| Precisely=Exactly: | Tam olarak, Kesinlikle, Tam, Tamamen, Aynen, Evet öyle |
| Unwilling=Reluctantly: | İstemeyerek, Gönülsüzce |
| Detrimental=Harmful: | Zararlı, Zarar verici |
| Particularly=Especially: | Özellikle |
| Otherwise=Or else: | Başka türlü, Yoksa,Aksi takdirde |
| So far=Up to now: | Şu ana kadar |
| Alter=Change: | Değişmek, Değiştirmek |
| Conceal=Hide: | Gizlemek, Saklamak |
| Commence=Start: | Başlamak |
| Eventually=Ultimately: | Sonunda, Sonuç olarak |
| Providet that=As long as: | -mek Şartıyla, Koşuluyla,-diği Sürece |
| Former=First: | İlk |
| Invaluable=Priceless: | Çok değerli, Paha biçilmez, |
| Talented=Capable: | Yetenekli, Kabiliyetli |
| Vital=Essential: | Yaşamsal, Hayati, Çok önemli, Gerekli, Zorunlu |
| Constant=Steady: | Değişmez, Sabit,Sürekli, Devamlı |
| Basic=Fundamental: | Esas, Ana, temel, Başlıca |
| Evacuate=Empty: | Boşaltmak |
| Relatively=Comparatively: | Bir derece kadar, Oldukça, karşılaştırmalı olarak, Oranla |
| Give in=Surrender: | Teslim olmak, Teslim etmek |
| Equilibrium=Balance: | Denge |
| Establish=Found: | Kurmak, Tesis etmek |
| Terminate=Suspend: | Sınır koymak, Bitirmek, son vermek, Askıya almak |
| Subsequently=Later: | Sonradan |
| Impede=Obstructed: | Engellemek, Mani olmak |
| Inappropriate=Unsuitable: | Uygun olmayan |
| Similar=A like: | Benzer, Birbirine yakın |
| Various=Different: | Farklı, Ayrı |
| Advancement=Progress: | Terfi, İlerleme |
| Availability=Accessibility: | Hazır bulunma,Kolay buluna bilme |
| Employ=Utilize: | Kullanmak, Yararlanmak |
| Influence=Effect: | Etki |
| Reject=Refuse: | Reddetmek, Kabul etmemek |
| Great deal of=A large amount of | Çok, pek çok |
| Intelligible=Understandable: | Anlaşılır |
| Except=But for: | Sayesinde, …olmasaydı, -den gayri, -den başka |
| Considerate=Thoughtful: | Düşünceli, Saygılı |
| Credible=Plausible: | İnanılır, Güvenilir |
| Decent=Respectable: | Terbiyeli, Nazik, Nezih, Namuslu, Hatırı sayılır |
| Devise=Create: | Tasarlamak, İcat etmek, |
| Formerly=Previously: | Önceden, Evvelce |
| Industrious=Short life: | Çalışkan, Gayretli |
| Personal=Private: | Özel, Hususi,Şahsa ait, Kişisel |
| Commerce=Trade: | Alışveriş etmek |
| Lay down=Put down: | Feda etmek, Vazgeçmek, |
| Peculiar=Stange: | Acayip, Garip, Tuaf, Yabancı |
| Trustworthy=Honest: | Güvenilir |
| Take place=Occur: | Meydana gelmek |
| Virtually=Practically: | Gerçekten, Hakikaten, |
| Postpone=Put off: | Ertelemek |
| Take after=Resemble: | Benzemek, Andırmak |
| Inevitable=Unavoidable: | Kaçınılmaz, Çaresiz |
| Competent=Capable: | Yetenekli, Yeterli |
| Draw back=Disadvantage: | Geri çekilmek yada çekmek, Yararına olmak,Zarar vermek, |
| Abudant=Plentiful: | Çok, Bol, Bereketli, Verimli |
| Eliminate=Get rid of: | Kurtulmak, Başından savmak, Atmak |
| Tolerate=Put up with: | Tahammül etmek, Çekmek |
| Frugal=Simple: | Sade, Basit, İdareli, Tutumlu |
| Contaminate=Pollute: | Bulaştırmak, Kirletmek |
| Distinguish=Differentiate: | Ayırt etmek, Ayırmak |
| Confine=Limit: | Sınırlamak |
| Relatively=Comparatively: | Karşılaştırmalı,Orantılı bir şekilde |
| Persuade=Convince: | İkna etmek, İnandırmak |
| Confessed=admitted: | İtiraf etmek, Teyit etmek, Doğrulamak |
| Relevant=Pertinent: | Alakalı, İlgili, Uygun |
| Vital=Essential: | Önemli, Esas |
| Drowsy=Sleeply: | Uykulu, Ağırlık basmış, Uyuşuk |
| Pioneer=Initate: | Öncü, Yol açmak için önceden giden kimse |
| Cosiderably=Significantly: | Epeyce, Oldukça |
| Bring up=Raise: | Büyütmek, Yetiştirmek |
| Sufficient=Adequate: | Yeterli, Elverişli, Uygun |
| Incredible=Unbelievable: | İnanılmaz |
| Deliberately=Intentionally: | Kasten, Mahsus, Düşünerek |
| Hectic=Busy: | Heyecanlı, Telaşlı, Meşgul, Hareketli |
| Previous=Former: | Evvelki, Önceki, |
| Restrict=Limit: | Kısıtlamak, Sınırlamak |
| Extinguish=Put out: | Söndürmek, Bastırmak |
| Dim=Low: | Loş, Donuk, Sönük, belirsiz, alçak, Yüksek olmayan |
| Consume=Use up: | Tüketmek |
| Maintain:Support: | Desteklemek, Beslemek, Sürdürmek |
| Cope with=Deal with: | İle başa çıkmak, Başarmak, Değinmek, Bahsetmek |
| Variety=Kind: | Çeşit |
| Prevent=Stop: | Durdurmak, Önlemek, Engellemek |
| Verification of=Comfirmation of: | Doğrulama, Gerçekleme |
| Conscientious=Carefull: | Dikkatli, Vicdanlı |
| Maintain=Keep: | Beslemek, Sürdürmek |
| Vanish=Disappeare: | Gözden kaybolmak |
| Delete=Omit: | Silmek, Bozmak, Bırakmak, Atlatmak, Yapmamak |
| Obsolete=Old-fashioned: | Kullanılmayan, Eski, Modası geçmiş |
| Turmoil=Chaos: | Gürültü, Karışıklık, Düzensizlik, Kaos |
| Cut down on=Reduce: | Azaltmak |
| Extend=Degree: | Derece, Mertebe |
| Categorise=Classified: | Sınırlandırmak |
| Proposal=Suggestion: | Teklif, Teklif etme |
| Extend=Range: | Dizmek, Sıralamak, Uzanmak |
| Compelled=Forced: | Zorlamak |
| Embezze=Stealling: | Emanet para veya mülk zimmetine geçirmek |
| Abandon=leave: | Bırakmak, Terk etmek |
| Diversity=Variety: | Çeşitlilik |
| Call off=Cancel: | İptal etmek |
| Hire=Employ: | Ücretle tutmak, İstihdam etmek, İş vermek, Görevlendirmek |
| Lack of=Shortage of: | Eksiklik |
| Seldom=Rarely: | Nadiren, Pek az, Seyrek |
| Cautously=carefuly: | İhtiyatla, Dikkatle |
| Quit=stop: | Bırakmak, Durmak, Durdurmak |
| Prudent=Sensible: | Akıllı, Akla uygun,Hassas, Duygulu |
| Beneficial=useful: | Yararlı, Faydalı |
| Bring up=Educate: | Yetiştirmek, Büyütmek |
| Consider=Think about: | Düşünmek, Üzerinde düşünmek, Dikkate almak |
| Affect=Influence: | Etkilemek, Tesir etmek |
| Reduce=decrease: | Azaltmak, Azalmak |
| Issue=Subject: | Konu, Mesele, Sorun |
| Apprehensive=Anxious: | Endişeli |
| Entirely=Completely: | Büsbütün, Tamamen |
| Capture=arrest: | Zapt etmek, Zorla ele geçirmek, Esir etmek, Tutuklamak |
| Devote=Dedicate: | Adamak, Tahsis etmek, Vakfetmek |
| Shortcoming=Drawback: | Kusur, İhlal |
| Despite=In spite of: | -e rağmen, Bununla beraber, yinede |
| Due to=Because of: | -de Dolayı |
| Establish=set up: | (Bilgisayar) Kurmak |
| Dispose of=Getr id of: | İle satmak, Vermek, Elden çıkarmak, Başından savmak, Kurtulmak, Savmak |
| Reject=Turn down: | Reddetmek |
| Intrigue=Fascinate: | Merakını uyandırmak, İlgisini çekmek, Şaşırtmak, Büyülemek |
| Intricate=Complex: | Karışık |
| Simultaneously=At the same time: | Aynı zamanda |
| Havoc=Disorder: | Hasar, Tahribat, Zarar, Ziyan, Düzensizlik, Karışıklık |
| Glamorous=Attractive: | Cazip, Göz alıcı, Çekici |
| Exhausted=worn out: | Tükenmiş, Yorgun, Bitkin, Yıpranmış, Aşınmış |
| Purchase=Buy: | Satın almak |
| Eminent=Respected: | Münasebet, Yön, Husus, Hürmet, Saygı, Seçkin, Üstün, |
| Conceal=Hide: | Gizlemek, Saklamak |
| Contaminate=Impure: | Kirli, Pis |
| Reap=Obtain: | Biçmek, Orak ile biçmek, Mahsul toplamak,Ele geçirmek |
| Inherit=Come into: | Mirasa konmak, Miras almak |
| Trivial=Unimportant: | Önemsiz, Ehemmiyetsiz |
| Goal=Objective: | Gaye, Hedef, Amaç, Maksat |
| Approximately=Around: | Yaklaşık olarak |
| Obstinate=Stubborn: | İnatçı |
| Accomplish=Put down: | Başarmak,Üstesinden gelmek |
| Tremendous=Great: | Heybetli, Çok, Büyük, Kocaman |
| Crucial=Vital: | Çok ehemmiyetli, Can alıcı,Önemli |
| Conflict=Disagreement: | Anlaşmazlık, Ayrılık, Uyuşmazlık |
| Blame for=Charge with: | Suçlamak, Suçlu olmak |
| Data=Finding: | Bilgi, Malumat, İstatistik, Bulgu, Sonuç, Netice |
| Decline=Fall: | Düşmek, Azalmak, Eksilmek |
| Abducted=kidnapped: | Kadın yahut çocuk kaçırmak |
| Magnificent=Fabulous: | Fevkalede, İhtişamlı, Görkemli, Şaşalı, |
| Tackle=Deal with: | Tutma, Zapt etme, Değinmek, Temas etmek |
| Absolutely=Completely: | Tamamen, Kesin olarak |
| Ridiculous=Absurb: | Anlamsız, Manasız, Akılsızca |
| Accountable=Responsible: | Sorumlu, Mesul |
| Thoroughly=completely: | Tamamen |
